Klinik Psikolojide Son Gelişmeler

Klinik Psikoloji bir psikoloji alanı olarak psikolojik problemler ve rahatsızlıklar üzerinde çalışan, araştırmalar yapan, değerlendirme ve tanı koyma işlevini yerine getiren ve tedavi planı oluşturarak tedaviyi gerçekleştiren bir alandır.

Bilimi, teoriyi ve uygulamayı bir araya getiren bir alan olan Klinik Psikoloji, insan gelişimini, topluma uyumunu sağlıklı bir halde sağlamak adına bireylerin uyumsuzluklarını, psikolojik problemlerini (APA), duygusal ve davranışsal engellenmelerini, rahatsızlıklarını anlamak, öngörmek, hipotez üretmek ve elimine etmek (tedavi) için vardır.Klinik Psikoloji

Görüldüğü gibi tanımlamalar ‘problem odaklı’ olsa dahi son 20 yıldır insan psikolojisine ve psikolojik rahatsızlıklara Albert Ellis ve Martin Seligman’ın katkılarıyla, daha pozitif hedeflerle bakıldığını söylemek mümkündür. Bireylerin düşünce mekanizmaları üzerine bilgi düzeylerinin artırılması (Örn: Bilişsel Davranışçı Terapiler), duyguları yönetme becerilerinin artırılması (Örn: Rasyonel Duygucu Davranışçı Terapi), biyolojik alandaki çalışmalar (Örn: Psikiyatri alanındaki çalışmalar) ve sosyal ve davranışsal (Örn: Davranışçı Terapi) klinik psikolojinin alanında önemli katkılar sağlamaktadır.

Bu alanlardaki ilerlemeler artık insanın ‘analiz’ edilmesi ve ‘geçmişindeki problemler’in çözümü için uğraş verilmesi yolu ile yapılan tedavi çalışmalarını arka plana itmeye başlamıştır.

Klinik alandaki diğer önemli bir gelişme ‘Kanıt Temelli Yaklaşım’ olmuştur. Rasyonel Duygucu Davranışçı Terapi gibi Bilişsel Davranışçı Terapiler özellikle bu yaklaşımın öncüleridir. Uygulamada (seanslarda veya grup oturumlarında) yapılanların ‘bilimsel kanıta dayalı’ uygulamalar olması önemli bir hale gelmiştir. Bu konuda elbetteki B.F. Skinner gibi Davranışsal Teorisyenlerin katkıları öncüdür. Albett Ellis’in inanışlar ve duygular, keza davranışlar; Aaron Beck’in düşünceler üzerinde başlattıkları ‘bilimsel kanıtlı uygulamalar’ günümüzde ivme kazanmaya devam etmektedir. ‘Yapılan bir uygulamanın gerekçesi nedir?’ sorusuna milyon tane cevap verebiliriz ancak ‘Bu gerekçenin bilimsel olarak kanıtı var mı?’ sorusu araştırma ve test etme zorunluluğu getirmektedir.

Hepinize sevgi ve saygılarımla…

Yazan: Yrd. Doç. Dr. Murat Artıran

Kaynakça:

APA (Amerikan Psikolojik Birliği)

 

Related Articles

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

Share the joy